Önerilen

Peygamberin Endişesi: Bakmak ya da Görmek

Yavuz Ekinci’nin yeni kitabı Peygamberin Endişesi, geçtiğimiz günlerde raflardaki yerini aldı. Ekinci bu kitabında peygamber olduğunu iddia eden Mehdi’nin hikayesini anlatıyor bizlere.

Kahramanımızın yaşadıklarının gerçek mi yoksa bir sanrı mı olduğunun okuyucuya bırakıldığı anlatıda, Cebrail’in kahramanımıza görünerek “Bak! Bütün gözlerinle bak! Ey Mehdi! Sen Tanrı’nın elçisisin, ben de Cebrail’im!” demesiyle başlayan roman, Mehdi’nin Cebrail’i bekleyiş öyküsü ile devam ediyor.

Önerilen

Ümran

Nihayet mesai saati bitmişti. Oturduğum bilgisayarın başından ağır ağır kalktım. Sanki sırtımda tonlarca yük taşımıştım. Belim, omzum ve sırtım o kadar ağrıyordu. Rahatlamak umuduyla gerindim. Yavaş yavaş tuvaletin yolunu tuttum. Elimi, yüzümü yıkamak için aynanın karşına geçtiğimde gözlerimin bütün gün ve bütün hafta bilgisayara bakmaktan kızarmış ve gözaltlarımın da morarmış olduğunu fark ettim. Ama şimdi hiç bunlara takılıp kalamazdım. Ne de olsa Cuma akşamıydı ve ben her Cuma yaptığım gibi eve gidip güzel bir yemek yiyecek, ardından seçtiğim alkolü içerken müzik dinleyecek ve bu sefer kendim için boş boş internette gezinecektim.

Önerilen

15 Dakika

İki günlük uykusuzluk ve yorgunluğun üzerine Kestel’den metroya binmiş, Mudanya’ya doğru yol alıyorduk. Gece uyumama rağmen yorgunluk ve uykusuzluk o kadar ağır basıyordu ki aktarma istasyonu olan Arabayatağı durağına kadar neredeyse uyuyarak gelmiştik.

Arabayatağı’nda aktarma yapacağımız metroyu beklerken rüzgar yüzüme çarpınca biraz ayılmış olmalıyım ki, metroya bindikten sonra etrafı seyrediyordum. Bir önceki soğuktan sonra hava oldukça ısınmış dağların doruklarında sis ve nem izlemek için güzel bir manzara oluşturmuştu. Camın kenarında meraklı gözlerle dorukları izliyordum, metro şehir merkezindeki Şehreküstü durağına gelmişti.

Önerilen

Son dönemde yayınlanan mektuplar ve tüketim kültürü

2013 yılının son ayları ve 2014 yılının başı ünlü yazar ve şairlerin mektuplarının yayınlandığı ve oldukça ses getirdiği bir dönem oldu. İlk olarak 2013 yılının Eylül ayında Ahmed Arif’in Leyla Erbil’e yazdığı mektuplardan oluşan “Leylim Leylim” raflardaki yerini aldı. Kitapseverlerin büyük bir merakla beklediği kitap birkaç hafta gibi kısa bir sürede ondan fazla baskı yaparak büyük bir başarıya imza attı.

Bu başarıda en önemli faktör, Leyla Erbil ile Ahmed Arif gibi Türkiye edebiyatına damga vurmuş iki önemli kişinin adının olması ve özellikle Ahmed Arif gibi usta bir kalemden geriye kalan belki de en uzun satırların bu kitapta toplanması oldu. Kitap birçok tartışmanın eşliğinde ağızdan ağıza yayıldı ve birçok okur hızla kitabı tüketti. Sonuç olarak bütün bu ilgiden ve kitabın her yerde tartışılıyor olmasından en büyük kazancı İş Bankası Yayınları sağladı.