Öykü

Şantiyeşehir’den İnsan Hikayeleri*

Şantiyeşehir’de güneş batıyordu… Kuşlar son bir çabayla kendilerine pinekleyecek bir ağaç arıyorlardı… Ağaç bulamayanlar apartmanların çatılarında bekleyeceklerdi doğacak günü…

Güneş batıyordu… İnsanlar şehirde son koşturmalarını yapıyorlardı… Milyonlarca acı, milyonlarca dert, milyonlarca özlem birazdan dört duvar arasına kapanacaktı; gün doğduğunda yeniden sahte gülücüklerle sokaklara dönmek üzere…

Güneş batıyordu… Bir işçi mesaisinin son dakikalarını bekliyor, haftanın altı günü çalışmanın vermiş olduğu yorgunlukla yarın sabah erken kalkmayacağını düşünüyordu… Ama yanılıyordu… İşi hayatını o kadar kontrolü altına almıştı ki; doğacak güneşle birlikte uyanacak, erken kalktığı için okkalı bir küfür savuracaktı dört duvara…